Bilgi paylaşınca güzeldir. Üye Olmak İstiyorum - Şifremi Öğrenmek İstiyorum
YAPI DENETİM ŞİRKETLERİ TARAFINDAN ARSA SAHİBİ ADINA DÜZENLENEN FATURALARIN YAPI MÜTEAHHİDİ TARAFINDAN GİDERLEŞTİRİLMESİ VE KDV İNDİRİMİ HUSUSUNUN DEĞERLENDİRİLMESİ | Zonguldak Ereğli - Ferdi Asım HELLAÇ Muhasebe - Mali Müşavir Ferdi Asım HELLAÇ
Harita
Ana Sayfa
Forum
    VERGİ KANUNLARI VE UYGULAMALARI
        YAPI DENETİM ŞİRKETLERİ TARAFINDAN ARSA SAHİBİ ADINA DÜZENLENEN FATURALARIN YAPI MÜTEAHHİDİ TARAFINDAN Gİ..

   YAPI DENETİM ŞİRKETLERİ TARAFINDAN ARSA SAHİBİ ADINA DÜZENLENEN FATURALARIN YAPI MÜTEAHHİDİ TARAFINDAN GİDERLEŞTİRİLMESİ VE KDV İNDİRİMİ HUSUSUNUN DEĞERLENDİRİLMESİ  
 
#admin
HellaÇ
Rep 12565 [+]
Cinsiyet Erkek
Kıdem # # # # #
Konular 333
Mesajlar 11
Puan -322

YAPI DENETİM ŞİRKETLERİ TARAFINDAN ARSA SAHİBİ ADINA DÜZENLENEN FATURALARIN YAPI MÜTEAHHİDİ TARAFINDAN GİDERLEŞTİRİLMESİ VE KDV İNDİRİMİ HUSUSUNUN DEĞERLENDİRİLMESİ

 

I- GİRİŞ

Son yıllarda arsa sahipleri ile yapımcı firmalar arasında yapılan kat karşılığı inşaat sözleşmeleri ile bina inşaatı yapımı yaygınlaşmış bulunmaktadır. Yapımcı firmalar tarafından arsa sahiplerine verilen bağımsız bölümlerin inşası için yapılan harcamalarla kendilerine kalan bağımsız bölümlerin inşası için yapılan harcamaların toplamı inşaatın maliyetini oluşturur. Arsa sahiplerine verilen bağımsız bölümlerin inşası için yapılan harcamalar; yapımcı firma tarafından arsa bedeli olarak inşaat maliyetine dahil edilir ve arsa sahibine verilen bağımsız bölümlerin satış bedelini oluşturur. Yapımcı firma yapmış olduğu bu harcamalar karşılığında 213 sayılı Vergi Usul Kanunu hükümlerine göre düzenlenmesi gereken belgeleri kendi adına düzenlettirmektedir. Ancak bazı belgelerin yapımcı firma adına düzenlenmesi hususunda bazı sorunlar yaşanmaktadır. Bunlardan en önemlisi ve yüksek bedeller tutanı da yapı denetim şirketlerine yapılan ödemelerdir.

Yazımızda yapı denetim şirketleri tarafından arsa sahibi adına düzenlenen faturalara ait harcamaların giderleştirilmesi ve yüklenilen katma değer vergisinin indiriminin mümkün olup olmadığı irdelenecektir.

II- GAYRİMENKUL TİCARETİ VE İNŞAAT İŞLERİYLE DEVAMLI UĞRAŞANLARIN KARŞILAŞTIKLARI VERGİSEL SORUNLAR

193 sayılı Gelir Vergisi Kanunu’nun 37. maddesinde “Her türlü ticari ve sınai faaliyetten doğan kazançlar ticari kazançtır.” hükmüne yer verilmiş olup, Kanun’un uygulanmasında ticari kazanç olarak vergilendirilecek faaliyetler 2. fıkrasında yedi bent olarak belirtilmiştir.

193 sayılı Gelir Vergisi Kanunu’nun 37. maddesinin 4 numaralı bendinde gayrimenkullerin alım, satım ve inşa işleriyle devamlı olarak uğraşanların bu işlerden elde ettikleri kazançların ticari kazanç sayılacağı hükme bağlanmıştır. Aynı Kanun’un 38. maddesinde ise, bilanço esasına göre ticari kazanın tespit şekli tarif edilmiştir. Buna göre “Bilanço esasına göre ticari kazanç, teşebbüsteki öz sermayenin hesap dönemi sonunda ve başındaki değerleri arasındaki müsbet farktır. Bu dönem zarfında sahip ve sahiplerce:

1- İşletmeye ilave olunan değerler bu farktan indirilir,

2- İşletmeden çekilen değerler ise bu farka ilave olunur.

Ticari kazancın bu suretle tespit edilmesi sırasında, Vergi Usul Kanunu’nun değerlemeye ait hükümleri ile bu Kanun’un 40 ve 41. maddeleri hükümlerine uyulur.” hükmüne yer verilmiştir.

Gelir vergisi mükellefleri 193 sayılı Gelir Vergisi Kanunu’nun 40. maddesinde belirtilen giderlerini safi kazancın tespitinde gider olarak dikkate alırlar. 41. maddesinde yazılı ödemeleri de gider olarak dikkate alamazlar.

Kurumlar vergisi mükellefleri için 5520 sayılı Kurumlar Vergisi Kanunu’nun 6. maddesi hükmü gereğince safi kurum kazancının tespitinde, Gelir Vergisi Kanunu’nun ticari kazanç hükümleri uygulanır. Kurumlar vergisi mükellefleri 5520 sayılı Kurumlar Vergisi Kanunu’nun 8. maddesinde yazılı giderleri de ayrıca hasılattan indirebilirler.

Ticari kazancın tespitinde, olmazsa olmaz hükümlerden bir tanesi de giderlerin 213 sayılı Vergi Usul Kanunu hükümlerine göre düzenlenmiş tevsike esas belgelerle belgelendirilmesi ve bu belgelerin mükellef adına düzenlenmiş olması gerekmektedir.

Ancak bazı belgelerin yapımcı firma adına düzenlenmesi hususunda bazı sorunlar yaşanmaktadır. Bunlardan en önemlisi ve yüksek bedeller tutanı da yapı denetim şirketlerine yapılan ödemelerdir.

4708 sayılı Yapı Denetimi Hakkındaki Kanun’un 2. maddesinin 1. fıkrasında yapı denetim hizmetinin, yapı denetim kuruluşu ile yapı sahibi veya vekili arasında akdedilen hizmet sözleşmesi hükümlerine göre yürütüleceği ve yapı sahibinin yapım işi için anlaşma yaptığı yapı müteahhidini vekil olarak tayin edemeyeceği, aynı Kanun’un 5. maddesinin 1. fıkrasında ise, yapı denetim hizmet sözleşmesinin yapı sahibi ile yapı denetim kuruluşu arasında akdedileceği hükme bağlanmıştır.

Konu ile ilgili olarak, Yapı Denetimi Uygulama Usul ve Esasları Yönetmeliği[Linkleri Görebilmek İçin Lütfen Üye Olunuz. Üyelik Kaydınız Var İse Ana Sayfadan Giriş Yapınız!][Linkleri Görebilmek İçin Lütfen Üye Olunuz. Üyelik Kaydınız Var İse Ana Sayfadan Giriş Yapınız!](1)’nin “Yapı Denetimi Hesabının Tutulması” başlıklı 13. maddesinde; yapı denetim kuruluşlarının hizmet bedellerinin karşılanması amacıyla, İl Özel İdareleri ve Belediyeler adına bankada yapı denetim hesabı açılacağı, yapı denetim için 4708 sayılı Yapı Denetimi Hakkında Kanun ile öngörülen hizmet bedellerinin yapı sahipleri tarafından bu hesaba yatırılacağı açıklamalarına yer verilmiştir.

Yapımcı firma ile arsa sahibi arasında yapılan kat karşılığı inşaat sözleşmesi gereğince inşaat yapımcı firma tarafından yapılmakta olup, inşaatın denetimi için yapı denetim firmasına ödenecek hizmet bedelleri arsa sahibi adına yapımcı firma tarafından banka ve finans kurumları aracılığı ile ödenmektedir. Bunun sonucunda da yapı denetim şirketi tarafından arsa sahibi adına fatura düzenlenmektedir. Bu hususla ilgili olarak Gelir Vergisi Kanunu ve Katma Değer Vergisi Kanunu yönünden değerlendirmelerimiz aşağıya çıkarılmıştır.

A- GELİR VERGİSİ YÖNÜNDEN DEĞERLENDİRME

193 sayılı Gelir Vergisi Kanunu’nun 40. maddesinin 1. bendinde, ticari kazancın elde edilmesi ve idame ettirilmesi için yapılan genel giderlerin ticari kazancın tespitinde gider olarak indirilebileceği hüküm altına alınmıştır.

Bir giderin kazancın elde edilmesi ve idamesi ile ilgili olduğunun kabulü için; giderle kazancın elde edilmesi ve idamesi arasında illiyet bağının bulunması, giderlerin keyfi olmaması yani kazancın elde edilmesi için mecburi olarak yapılması, yapılan gider karşılığında gayrimaddi bir kıymet iktisap edilmemiş olması gerekir.

Öte yandan; bu giderlerin tevsik edici belgelere dayanması (fatura ve fatura yerine geçen vesikalar gibi) ile yasal kayıtlarda izlenmesi gerekmektedir.

Diğer yandan; 213 sayılı Vergi Usul Kanunu’nun 227. maddesinin 1. fıkrasında “Bu Kanun’da aksine hüküm olmadıkça bu Kanun’a göre tutulan ve üçüncü şahıslarla olan münasebet ve muamelelere ait olan kayıtların tevsiki mecburidir.” hükmü yer almaktadır.

Bu hükme göre, kazancın tespitinde dikkate alınacak giderlerin indirim konusu yapılabilmesi için giderlerin tevsike esas belgelerle belgelendirilmesi ve bu belgelerin mükellef adına düzenlenmiş olması gerekmektedir. Hizmet bedellerinin ödenmesi dolayısıyla arsa sahibi adına düzenlenen belgelere istinaden yapılan harcamanın yapımcı firma tarafından kazancın tespitinde gider olarak alınması mümkün değildir.

Ancak inşaatın yapı denetimi için yapı denetim firmasına ödenecek hizmet bedellerinin arsa sahibi adına yapımcı firmanın banka hesabından EFT ile ödenmesi ve düzenlenen fatura muhteviyatı ile ilgili açıklama bölümüne fatura bedelinin yapımcı firma tarafından ödendiği ibaresinin yazılması ve kat karşılığı inşaat sözleşmesine 4708 sayılı Yapı Denetimi Hakkındaki Kanun gereğince zorunlu olarak yapı denetim şirketine arsa sahibi adına yapılacak denetim hizmet bedellerinin yapımcı firma tarafından ödeneceği hususunda bir madde eklenmesi şartıyla yapı denetim şirketine yapımcı firma tarafından yapılan ödeme karşılığı arsa sahibi adına düzenlenen belgenin gider yazılması mümkün bulunmaktadır.

Gelir İdaresi Başkanlığı Adana Vergi Dairesi Başkanlığı’nın Özelgesi’nde yapı denetim şirketi faturasının gider olarak kabul edilip edilmeyeceği hususundaki açıklama kısaca şöyledir:

“Kazancın tespitinde dikkate alınacak giderlerin indirim konusu yapılabilmesi için giderlerin tevsike esas belgelerle belgelendirilmesi ve bu belgelerin mükellef adına düzenlenmiş olması gerekmektedir. Hizmet bedellerinin ödenmesi dolayısıyla yapı sahibi adına düzenlenen belgelere istinaden yapılan harcamaların müteahhit tarafından kazancın tespitinde gider olarak dikkate alınması, mümkün değildir.

Ancak, arsa sahibi ile müteahhit arasında düzenlenmiş olan sözleşme gereği, müteahhit tarafından arsa sahibi adına yapı denetim firmasına ödenen hizmet bedellerinin, ödemenin müteahhit tarafından fiilen yapıldığının belgelendirilmesi halinde Gelir Vergisi Kanunu’nun 40. maddesinin 1. fıkrası uyarınca gider olarak dikkate alınması mümkün bulunmaktadır.

Bu hüküm ve açıklamalara göre, sözleşmeye istinaden arsa sahibi adına ödenen hizmet bedellerinin, söz konusu sözleşme veya banka dekontu ile tevsik edilmesi halinde safi kazancın tespitinde indirim konusu yapılabilecektir.”[Linkleri Görebilmek İçin Lütfen Üye Olunuz. Üyelik Kaydınız Var İse Ana Sayfadan Giriş Yapınız!][Linkleri Görebilmek İçin Lütfen Üye Olunuz. Üyelik Kaydınız Var İse Ana Sayfadan Giriş Yapınız!](2)

B- KATMA DEĞER VERGİSİ YÖNÜNDEN DEĞERLENDİRME

3065 sayılı Katma Değer Vergisi Kanunu’nun 29. maddesinde mükelleflerin, yaptıkları vergiye tabi işlemler üzerinden hesaplanan katma değer vergisinden, bu Kanun’da aksine hüküm olmadıkça, faaliyetlerine ilişkin olarak kendilerine yapılan teslim ve hizmetler dolayısıyla yüklendikleri katma değer vergisini indirebilecekleri; 30/d maddesinde ise, Gelir ve Kurumlar Vergisi Kanunlarına göre kazancın tespitinde indirimi kabul edilmeyen giderler dolayısıyla ödenen katma değer vergisinin indirim konusu yapılamayacağı hükme bağlanmıştır.

Yazımızın II/A bölümündeki açıklamalarımız “aralarında düzenlemiş oldukları sözleşme gereği, müteahhit tarafından arsa sahibi adına ödenen hizmet bedelinin, ödemenin müteahhit tarafından fiilen yapıldığının belgelendirilmesi halinde 193 sayılı Gelir Vergisi Kanunu’nun 40/1. maddesi uyarınca gider olarak dikkate alınması mümkün bulunmaktadır.” şeklindedir.

Bu açıklamalar sonucunda ticari kazancın tespitinde gider olarak kabul edilen harcama karşılığı düzenlenen faturaya istinaden ödenen katma değer vergisinin indirim konusu yapılması mümkün bulunmaktadır.

Gelir İdaresi Başkanlığı Adana Vergi Dairesi Başkanlığı’nın anılan Özel-gesi’nde yapı denetim şirketi faturası ile yüklenilen katma değer vergisinin indirim konusu yapılıp, yapılamayacağı hususundaki açıklama kısaca şöyledir:

“Arsa sahibi adına, firmanız tarafından yapı denetim firmasına ödendiği iddia edilen ve arsa sahibi adına düzenlenen fatura bedellerinin söz konusu işle ilgili olarak ödendiğinin kesin delillerle ispatı halinde bu belgelere dayalı giderlerle ilgili olarak yüklenilen katma değer vergisinin Katma Değer Vergisi Kanunu’nun 29 ve 34. maddelerinde belirtilen şartlar dahilinde indirim konusu yapılması mümkün bulunmaktadır.”

III- SONUÇ

4708 sayılı Yapı Denetimi Hakkındaki Kanun’un 2. maddesinin 1. fıkrası gereğince arsa sahibi ile yapı denetim şirketi arasında yapılan hizmet sözleşmesi gereği ve arsa sahibi ile yapımcı firma arasında yapılan kat karşılığı inşaat sözleşmesi gereği yapımcı firma tarafından arsa sahibi adına yapı denetim şirketine ödenen ve faturası arsa sahibi adına düzenlenen hizmet bedeline ait faturanın yapımcı firma tarafından ticari kazancın tespitinde gider olarak indirilmesi ve bu fatura ile yüklenilen katma değer vergisinin de indirim konusu yapılması mümkündür.


 


[Linkleri Görebilmek İçin Lütfen Üye Olunuz. Üyelik Kaydınız Var İse Ana Sayfadan Giriş Yapınız!][Linkleri Görebilmek İçin Lütfen Üye Olunuz. Üyelik Kaydınız Var İse Ana Sayfadan Giriş Yapınız!](*)        YMM

[Linkleri Görebilmek İçin Lütfen Üye Olunuz. Üyelik Kaydınız Var İse Ana Sayfadan Giriş Yapınız!][Linkleri Görebilmek İçin Lütfen Üye Olunuz. Üyelik Kaydınız Var İse Ana Sayfadan Giriş Yapınız!](1)         12.08.2001 tarih ve 24491 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanmıştır.

[Linkleri Görebilmek İçin Lütfen Üye Olunuz. Üyelik Kaydınız Var İse Ana Sayfadan Giriş Yapınız!][Linkleri Görebilmek İçin Lütfen Üye Olunuz. Üyelik Kaydınız Var İse Ana Sayfadan Giriş Yapınız!](2)         Adana Vergi Dairesi Başkanlığı’nın, 11.03.2008 tarih ve B.07.1.GİB.4.01.16.02/326 sayılı Özelgesi.

 

 

 

Yazar: Secattin MARAŞLIOĞLU[Linkleri Görebilmek İçin Lütfen Üye Olunuz. Üyelik Kaydınız Var İse Ana Sayfadan Giriş Yapınız!][Linkleri Görebilmek İçin Lütfen Üye Olunuz. Üyelik Kaydınız Var İse Ana Sayfadan Giriş Yapınız!](*)

Yaklaşım Dergisi/ Mayıs 2008 / Sayı: 185

Kaynak: [Linkleri Görebilmek İçin Lütfen Üye Olunuz. Üyelik Kaydınız Var İse Ana Sayfadan Giriş Yapınız!]http://www.yaklasim.com/mevzuat/dergi/makaleler/20080512036.htm



Ferdi Asım HELLAÇ
Serbest Muhasebeci Mali Müşavir - Site Yöneticisi


  Tarih 24.11.2011 10:01:14 Mesaj At | Alıntı Yap | Bilgileri | Web Adresi | Konuları



Hızlı Cevap
Mesaj Yazabilmek İçin Lütfen Üye Olunuz.
Veya Giriş Yapınız.

Şu Andaki Aktif Kullanıcılar (0)

Son 24 Saatte Aktif Olan Kullanıcılar (4)
bybaspinar, CRAB, #admin, aydınkurumlu,

Üye Rütbeleri
#Site Sahibi | @Site Yöneticisi | Forum Sorumlusu | Haber Editörü | Dosya Yöneticisi | Resim Editörü
Video Editörü | Döküman Editörü | Moderatör | Normal Üye | Banlı Üye

İstatistikler
Üyelerimiz 353 konuda toplam 32 mesaj yollamışlar.
Şu anda 633 tane üyemiz var.
En Son Üyemiz: aydınkurumlu Aramıza Hoşgeldin.

Açık Forumlar Kilitli Forumlar


Bu site, en son 30.10.2014 tarihinde güncellenmiştir.
Hellac.Com Güvenlik ve Gizlilik Bildirimi
Copyright © 2007-2014 - Tüm Hakları S.M. Mali Müşavir Ferdi Asım HELLAÇ'a aittir.
Kaynak gösterilmeden içerik kopyalanması yasaktır.


Powered by Pordus.Com © 2008 - 2014 Pordus Team
31.10.2014 02:07:52