Bilgi paylaşınca güzeldir. Üye Olmak İstiyorum - Şifremi Öğrenmek İstiyorum
BAĞ-KUR PRİMLERİNİN GEÇİÇİ VERGİDE İNDİRİM YAPILIP YAPILMAYACAĞI | Zonguldak Ereğli - Ferdi Asım HELLAÇ Muhasebe - Mali Müşavir Ferdi Asım HELLAÇ
Harita
Ana Sayfa
Forum
    GEÇİCİ VERGİ
        BAĞ-KUR PRİMLERİNİN GEÇİÇİ VERGİDE İNDİRİM YAPILIP YAPILMAYACAĞI..

   BAĞ-KUR PRİMLERİNİN GEÇİÇİ VERGİDE İNDİRİM YAPILIP YAPILMAYACAĞI  
 
s.gunaydin
Ayrıcalıklı Üye!
Rep 3558585 [+]
Cinsiyet Erkek
Kıdem Yok
Konular 10
Mesajlar 3
Puan -7

Arkadaşlar dönem içinde bağkur pirimlerinin geçici vergi dönemlerinde düşebiliyormuyuz ? düşebilirsek beyannamede hangi sutunda göstermeliyiz. tşk



Serkan GÜNAYDIN
Serbest Muhasebeci Mali Müşavir


  Tarih 07.11.2009 13:59:47 Mesaj At | Alıntı Yap | Bilgileri | Web Adresi | Konuları

  
 
s.gunaydin
Ayrıcalıklı Üye!
Rep 3558585 [+]
Cinsiyet Erkek
Kıdem Yok
Konular 10
Mesajlar 3
Puan -7

ANKARA VALİLİĞİ
DEFTERDARLIĞI
Vasıtasız Vergiler Gelir Müdürlüğü




SAYI         : B.07.4.DEF.0.06.11/GVK-89
KONU         :


İLGİ         : ..................... tarihli dilekçeniz.





                  İlgide kayıtlı dilekçeniz ile; Bağ-Kur primlerinin geçici vergiye ilişkin kazancın tespitinde indirim konusu yapılıp yapılmayacağı hususunda görüş talep etmektesiniz.

                  193 sayılı Gelir Vergisi Kanunu’nun mükerrer 120’nci maddesinde ticari kazanç sahipleri (basit usulde vergilendirilenler hariç) ile serbest meslek erbabının cari vergilendirme döneminin gelir vergisine mahsup edilmek üzere, geçici vergi ödeyecekleri hükme bağlanmıştır.

                  Konuya ilişkin açıklamalar 27.12.1998 tarih ve 23566 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan 217 seri no’lu Gelir Vergisi Genel Tebliğinde yapılmıştır.

                  Söz konusu Tebliğin “Geçici Vergiye Esas Kazancın Tespiti” başlıklı 3’ncü bölümünde; “Mükellefler, vergilendirme dönemleri itibariyle geçici vergiye tabi kazançlarının belirlenmesinde, ticari veya mesleki kazancın tespitine ilişkin olarak Gelir Vergisi Kanununda yer alan hükümlere uymak zorundadırlar...” denilmiş, “Özellik Gösteren Durumlar” başlıklı 4’ncü bölümünde ise; “Mükellefler geçici vergiye tabi kazançlarının tespitinde, söz konusu kazançlarını yıllık beyanname ile beyan etmeleri halinde yararlanabilecekleri tüm indirim ve istisnaları dikkate alabileceklerdir.” denilmiştir.

                  Diğer taraftan, 1479 sayılı Esnaf ve Sanatkarlar ve Diğer Bağımsız Çalışanlar Sosyal Sigortalar Kurumu (Bağ-Kur) Kanununun 49’ncu maddesinin 3’ncü fıkrasında sigortalılarca ödenen giriş keseneği ve sigorta primlerinin vergi uygulamasında gider olarak yazılabileceği hükme bağlanmıştır.

                  Buna göre, Bağ-Kur primlerinizin ilgili dönemlere ilişkin olup, ödenmiş olması şartıyla geçici vergiye ilişkin kazancın tespitinde indirim konusu yapılacağı tabiidir.


                  Bilgi edinilmesini rica ederim.



Serkan GÜNAYDIN
Serbest Muhasebeci Mali Müşavir

 

 

 

 

 

 

  Tarih 08.11.2009 00:59:18 Mesaj At | Alıntı Yap | Bilgileri | Web Adresi | Konuları

  
 
#admin
HellaÇ
Rep 12565 [+]
Cinsiyet Erkek
Kıdem # # # # #
Konular 329
Mesajlar 11
Puan -318

T.C.

MALİYE BAKANLIĞI

ANTALYA DEFTERDARLIĞI

Vasıtasız Vergiler Gelir Müdürlüğü

 

 

Sayı: ………………….Tarih: 28.08.2003

Konu: Bağ-kur prim kesintilerinin G.Gelir vergisinin beyannamesinde indirim konusu yapılıp yapılmayacağı hk.

 

İlgi: 13.08.2003 tarihli dilekçeniz Hk.

 

 

 

             İlgide kayıtlı dilekçeniz ile …….. Vergi Dairesinin …………. vergi numarasında gelir vergisi mükellefi bulunduğunuz Bağ-Kur primlerinin geçici vergi beyannamelerinde geçici verginin hesaplanmasında indirim konusu yapılıp,yapılmayacağı ve geçici verginin hesaplanmasında gider olarak dikkate alınıp alınamayacağı sorulmaktadır.

             193 sayılı Gelir Vergisi Kanunun safi ticari kazancının tespitinde indirilecek giderlere ilişkin 40 ıncı maddesinde, teşebbüs sahipleri tarafından kendileri için emekli ve yardım sandıklarına veya sigorta şirketlerine ödenen emekli aidatı veya sosyal sigorta primlerinin gider yazılmasını öngören bir hüküm yer almamakla beraber,110 Nolu Gelir Vergisi Tebliğinde 1479 sayılı Bağ-Kur Kanunu kapsamına giren ticaret erbabı ile meslek erbabının,ödedikleri Bağ-Kur primlerini anılan tebliğde belirtilen esaslar dahilinde, ticari veya mesleki kazançları dolayısıyla verecekleri yıllık beyannamede gösterdikleri gelirden indirebilecekleri açıklanmış bulunmaktadır.

             Buna göre, Bağ-Kur primlerinin,gelirin elde edildiği yılda ödenmiş olduğunun  teşvik edilmesi şartıyla yıllık beyanname ile beyan edeceğiniz gelirden indirilmesi mümkün olup, geçici vergi beyannamesinde gösterilen  gelirden indirilmesine imkan bulunmamaktadır.

 

Bilgi edinilmesini rica ederim



Ferdi Asım HELLAÇ
Serbest Muhasebeci Mali Müşavir - Site Yöneticisi

 

 

 

 

 

 

  Tarih 09.11.2009 09:33:56 Mesaj At | Alıntı Yap | Bilgileri | Web Adresi | Konuları

  
 
s.gunaydin
Ayrıcalıklı Üye!
Rep 3558585 [+]
Cinsiyet Erkek
Kıdem Yok
Konular 10
Mesajlar 3
Puan -7

[CODE]

BAĞ-KUR PRİMLERİNİN
GEÇİCİ VERGİ UYGULAMASI KARŞISINDAKİ DURUMU
 
I-GİRİŞ
Geçici vergi gelir ve kurumlar vergisi mükelleflerinin cari vergilendirme dönemlerinin gelir ve kurumlar vergisine mahsuben üçer aylık kazançları üzerinden hesaplanıp ödenen bir peşin vergi uygulamasıdır.
Gelir Vergisi Kanunun mükerrer 120 nci ve Kurumlar Vergisi Kanunun 25 inci maddeleri uyarınca gelir ve kurumlar vergisi mükelleflerinin ödemeleri gereken geçici vergiye esas kazancın tespitine ilişkin açıklamalara 29/7/1998 tarihli ve mükerrer 23417 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan 217 Seri Numaralı Gelir Vergisi Genel Tebliğinde yer verilmiştir.
 Geçici vergi uygulamalarına ilişkin açıklamaların yapıldığı anılan Tebliğde Esnaf ve Sanatkarlar ve Diğer Bağımsız Çalışanlar Sosyal Sigortalar Kurumu (Bağ-Kur) Kanunu’na göre ödenen Bağ-Kur primlerinin mükelleflerce geçici vergiye esas kazancın tespiti sırasında dikkate alınıp alınmayacağı konusunda herhangi bir açıklama yapılmamıştır. Uygulayıcılar arasında tartışma konusu olan bu husus yazımızın konusunu oluşturmaktadır.
 
II-GELİR VE KURUMLAR VERGİSİ KANUNLARINDA GEÇİCİ VERGİ
            Geçici vergi, 4369 sayılı Kanunun 52 nci maddesiyle değişen ve 01.01.1999 tarihinden itibaren yürürlüğe giren, Gelir Vergisi Kanunu’nun Mükerrer 120 inci maddesinde düzenlenmiştir. Bu maddeye göre,basit usulde vergilendirilenler hariç, ticari kazanç sahipleri ile serbest meslek erbabının cari vergilendirme döneminin gelir vergisine mahsup edilmek üzere, Gelir Vergisi Kanunu’nun ticari veya mesleki kazancın tespitine ilişkin hükümlerine göre, indirim ve istisnalar ile Vergi Usul Kanununun değerlemeye ait hükümleri de dikkate alınarak belirlenen ilgili hesap döneminin kazançları üzerinden, yine Gelir Vergisi Kanunu’nun 103 üncü maddesinde gelir vergisine tabi ücret dışı gelirlere uygulanan vergi tarifesinin ilk gelir dilimine uygulanan oranda geçici vergi ödeyecekleri hüküm altına alınmıştır.
Söz konusu maddede geçici vergi matrahının hesaplanmasında dönem sonu mal mevcutları, kayıtlar üzerinden tespit edilebileceği, Bakanlar Kurulu’nun geçici vergi dönemlerini üç aya indirmeye, geçici verginin beyan süresini üç aylık dönemi izleyen ikinci ayın onuncu, ödeme süresini ise on yedinci günü akşamı olarak belirlemeyeyetkili olduğu, hesaplanan geçici verginin, dönemi izleyen ikinci ayın onuncu günü akşamına kadar bağlı olunan vergi dairesine beyan edilerek, on yedinci günü akşamına kadar ödeneceği, birden fazla takvim yılına sirayet eden inşaat ve onarma işlerinden sağlanan kazançlardan yapılan tevkifat hariç olmak üzere aynı dönem içinde tevkif edilmiş bulunan gelir vergisinin hesaplanan geçici vergiden mahsup edilebileceği, daha sonra idarece yapılan incelemeler sonucunda, geçmiş dönemlere ait geçici verginin % 10'u aşan tutarda eksik beyan edildiğinin tespiti halinde, eksik beyan edilen bu kısım için re'sen veya ikmalen geçici vergi tarh edileceği, mahsup süresi geçtikten sonra, kesinleşen geçici vergilerin terkin edileceği, ancak gecikme faizi ve ceza tahsil edileceği, bir önceki takvim yılında belirlenen dönemler halinde tahakkuk ettirilerek tahsil edilen geçici verginin, yıllık beyanname üzerinden hesaplanan gelir vergisinden mahsup edileceği, mahsup edilemeyen tutar, mükellefin diğer vergi borçlarına mahsup edilebileceği, bu mahsuplara rağmen kalan geçici vergi tutarının, o yılın sonuna kadar yazılı olarak talep edilmesi halinde mükellefe red ve iade edileceği, işin bırakılması halinde, işin bırakıldığı dönemi izleyen dönemlerde geçici vergi ödenmeyeceği ve geçici vergi uygulamasına ilişkin usullerin Maliye Bakanlığı'nca tespit edileceği hüküm altına alınmıştır.
Geçici vergi, kurumlar vergisi mükellefleri için de, 4369 sayılı Kanunun 57 inci maddesiyle değişen ve 01.01.1999 tarihinden itibaren yürürlüğe giren, Kurumlar Vergisi Kanunu’nun “Kurumlar vergisi ve geçici vergi oranı” başlıklı 25 inci maddesinde düzenlenmiştir.
Söz konusu maddeye göre; kurumlar vergisi mükelleflerinin, cari vergilendirme döneminin kurumlar vergisine mahsup edilmek üzere, Gelir Vergisi Kanunu’nun mükerrer 120 inci maddesinde belirtilen esaslara göre kurumlar vergisi oranında (2005 yılı için % 30) geçici vergi ödeyecekleri, Bakanlar Kurulu’nun bu maddede yazılı geçici vergi oranını beş puana kadar artırmaya veya indirmeye veya tekrar kanuni seviyesine getirmeye yetkili olduğunu hüküm altına almıştır. Kurumlar vergisi mükelleflerine de uygulanacak Gelir Vergisi Kanunu’nun mükerrer 120 inci maddesinde belirtilen esaslar yukarıda açıklanmıştır.
            Maliye Bakanlığı Gelir ve Kurumlar Vergisi yasalarının kendisine verdiği yetkiye istinaden 27 Aralık 1998 tarih ve 23566 sayılı Resmi Gazete’de yayımladığı 217 Seri Nolu Gelir Vergisi Genel Tebliği ile geçici vergi uygulamalarına ilişkin olarak detaylı açıklamaları yaparak uygulayıcılara yön vermiştir.
 
III-GEÇİCİ VERGİ HESAPLAMASINDA İNDİRİM VE İSTİSNALARIN DİKKATE
      ALINMASI
Gelir vergisi mükelleflerinin gelirlerinden yapabilecekleri indirimlere ilişkin düzenleme, Gelir Vergisi Kanunu’nun 89 uncu maddesinde 9 madde halinde sıralanmıştır. Farklı gelir unsurlarından elde edilen ve toplanan gelirlerden, kanunda yer alan şartların oluşması halinde bazı indirimler yapılabilmektedir. Söz konusu indirimlerin yapılabilmesi için, farklı gelir unsurlarından elde edilen ve toplanan gelirin olumlu (pozitif) olması, yani zarar söz konusu olmaması ve yapılacak indirimin kanunda belirtilen şartları taşıması gerekmektedir.
Kurumlar vergisi mükellefi olan kurumların kazançlarının bir bölümü, yasada belirtilen şartlar ve sınırlar içinde kurumlar vergisinden istisna edilmiştir. İstisna işlemi belli şartların mevcudiyeti halinde bir kısım kazançların vergi dışı bırakılmasıdır. Kurumlar vergisinden istisna edilen kazançlar esas olarak Kurumlar Vergisi Kanunu’nun 8 inci maddesinde 12 madde halinde düzenlenmiştir. Ancak, ayni Kanunun geçici maddeleriyle düzenlenmiş istisnalar da bulunmaktadır. 
Ticari kazanç sahipleri ile serbest meslek erbabının cari vergilendirme döneminin gelir vergisine mahsup edilmek üzere, Gelir Vergisi Kanunu’nun ticari veya mesleki kazancın tespitine ilişkin hükümlerine göre, geçici vergi hesaplanırken “indirim ve istisnalar”ın dikkate alınacağı yukarıda belirtildiği üzere Gelir Vergisi Kanunu’nda düzenlenmiştir. Konuya ilişkin açıklamaların yapıldığı 217 Seri Nolu Gelir Vergisi Genel Tebliği’nin “4.1. İndirim ve İstisnaların Dikkate Alınması” bölümünde yapılan açıklamaya göre, mükellefler geçici vergiye tabi kazançlarının tespitinde, söz konusu kazançlarını yıllık beyanname ile beyan etmeleri halinde yararlanabilecekleri tüm indirim ve istisnaları dikkate alabilecekler, indirim ve istisnalardan yararlanma belirli şartlara bağlanmış ise, bu şartların yerine getirilip getirilmediği, ilgili geçici vergi döneminin son günündeki duruma göre belirlenecektir.
Ayrıca yine söz konusu Tebliğde mükelleflerin geçici vergiye esas kazançlarını tespit ederken bağış, yardım ve sigorta primi indirimini nasıl uygulayacakları açıklanmıştır. Buna göre; “Geçici vergi mükellefi gerçek kişiler, Gelir Vergisi Kanununun 89 uncu maddesinde belirtilen bağış, yardım ve sigorta primi indiriminden, kurumlar ise, Kurumlar Vergisi Kanununun 14 üncü maddesinin 6 numaralı bendinde belirtilen bağış ve yardım indiriminden geçici vergiye esas kazançlarını tespit ederken yararlanabileceklerdir. Bu durumda, söz konusu maddelerde yer alan oranlar, geçici vergiye esas kazanca uygulanmak suretiyle indirim konusu yapılabilecek tutar belirlenecektir. Yıllık beyannamede beyan edilen kazanç olmaması veya yetersiz olması halinde, geçici vergi dönemlerinde indirilen bağış ve yardım tutarının, yıllık beyannameye göre yararlanılması mümkün olan kısmı; gelir vergisi mükelleflerince beyan edilen gelirden indirilecek, kurumlar vergisi mükelleflerince gider olarak dikkate alınacaktır. Kalan kısım, gelir vergisi mükelleflerince indirim konusu yapılamayacak, kurumlar vergisi mükelleflerince ise kanunen kabul edilmeyen gider olarak dikkate alınacaktır.”
 
IV.BAĞ-KUR GİRİŞ KESENEĞİ VE SİGORTA PRİMLERİNİN İNDİRİMİ
            1479 sayılı Esnafve Sanatkarlar ve Diğer Bağımsız Çalışanlar Sosyal Sigortalar Kurumu (Bağ-Kur) Kanunu’nun “Prim Oranları ve Hesaplaması” başlıklı 49 uncu maddesinde sigortalılarca ödenecek primlerin oranı ve hesaplanmasının yöntemi belirlenmiş olup, söz konusu maddenin 3 üncü bendinde de “bu kesenek ve primlerin tümü, yılı içinde ödenmek kaydıyla vergi uygulamasında gider olarak gösterilebilir”şeklinde yasal düzenleme bulunmaktadır. 
1479 sayılı Bağ-Kur Kanunu’nun 49/3 üncü maddesindeki hüküm, ödenen giriş keseneği ve primlerin, teşebbüs sahipleri tarafından hesaplara gider olarak yazılmasını gerektirir mahiyettedir. Yasa hükmü böyle olmasına rağmen özellikle ortaklıklarda Bağ-Kur giriş keseneği ve primlerinin doğrudan kayıtlara gider olarak yazılması halinde, her bir ortağın ortaklıktaki payının her zaman eşit olmayacağı, ödenecek kesenek ve primlerin bulunulan basamaklara göre değişebileceği, bu nedenlerle safi ticari kazancın tespitinde bazı güçlükler doğabileceği gerekçesiyle Maliye Bakanlığı’nca farklı bir uygulama yaptırılmıştır.
Konu ile ilgili olarak yayımlanan, 08 Mart 1973 tarihli 110 Seri No'lu Gelir Vergisi Genel Tebliği’nde yukarıda bahsedilen sakıncalar ileri sürülerek uygulamanın aşağıda belirtilen şekilde yapılması öngörülmüştür.
1.Bağ-Kur giriş keseneği ve sigorta primleri, Gelir Vergisi Kanununun 89/1 maddesi hükmüne paralel olarak, gelirin elde edildiği yılda ödenmiş olduğunun tevsik edilmesi kaydiyle, mükellefler tarafından ticari kazançları dolayısıyla verilecek yıllık beyannamede bildirilen gelirden indirilecektir.
2.Adî komandit şirketlerinin komanditer ortakları ile limited şirket ortakları hakkında da yukarıdaki esaslar dairesinde işlem yapılacaktır.
3.Bağ-Kur Kanunu kapsamına giren serbest meslek erbabının, Gelir Vergisi Kanununun 68/8 inci maddesi hükmüne dayanarak hasılâtlarından emekli aidatı veya sosyal sigorta primi indirmemiş olmaları şartıyla, anılan kanun gereğince ödedikleri Bağ-Kur giriş keseneği ve primlerini gider yazmaları gerekmekte ise de yukarıda belirtilen nedenler karşısında, bu kimselerin de, Bağ-Kur giriş keseneği ve primlerini serbest meslek kazançları ile ilgili olarak verecekleri yıllık beyannamelerinde gösterdikleri gelirden indireceklerdir.
            Ticari ve mesleki kazanç sahipleri ile adi komandit şirketlerin komandite ortaklarının Bağ-Kur giriş keseneği ve primlerini bu kazançları ile ilgili olarak verecekleri yıllık beyannamelerinde gösterdikleri gelirden indirmelerinde yasal yönden bir uyumsuzluk bulunmamaktadır. Ancak, adî komandit şirketlerin komanditer ortakları ile limited şirket ortaklarının Bağ-Kur giriş keseneği ve primlerini bu şirketlerden sağladıkları kar payları ile ilgili olarak verecekleri yıllık beyannamelerinde gösterdikleri gelirden indirmeleri konunun ilgili olduğu diğer yasa maddelerinin birlikte değerlendirilmesi halinde ve aşağıdaki bölümlerde açıklanmaya çalışıldığı gibi uyumsuzluklar içermektedir.
 
V. TİCARİ VEYA MESLEKİ KAZANÇ SAHİPLERİNCE GEÇİCİ VERGİYE ESAS
      KAZANCIN TESPİTİNDEBAĞ-KUR PRİMLERİNİN İNDİRİMİ
Bağ-Kur primlerinin geçici vergiye esas kazancın tespitinde indirim konusu yapılıp yapılmaması konusunda mevcut yasa ve tebliğlerde yazılı açık bir hüküm bulunmaması mükellefleri ve uygulayıcıları tereddüde düşürmektedir.
Ancak yukarıdaki bölümlerde yapılan açıklamalar dikkate alındığında Bağ-Kur primlerinin ticari veya mesleki kazanç sahiplerince geçici vergiye esas kazancın tespitinde indirim konusu yapılabileceği ortaya çıkmaktadır. Çünkü mükellefler vergilendirme dönemleri itibariyle geçici vergiye tabi kazançlarının belirlenmesinde, ticari veya mesleki kazancın tespitine ilişkin olarak Gelir Vergisi Kanununda yer alan hükümlere uymakla yükümlüdürler.
Bağ-Kur primlerinin ticari veya mesleki kazanç sahiplerince geçici vergiye esas kazancın tespitinde indirim konusu yapılmasında, 217 Seri Nolu Gelir Vergisi Genel Tebliği’nde “Bağış, Yardım ve Sigorta Primi İndirimi” için öngörülen yöntemin aynen uygulanabileceğini düşünmekteyiz.
1479 sayılı Bağ-Kur Kanunu’nun 49/3 üncü maddesindeki yasal hüküm gereği, ödenen giriş keseneği ve primlerin, teşebbüs sahipleri tarafından ticari ve mesleki kazanç sahipleri tarafından vergi uygulamalarında gider yazılabilmekte veya verilecek yıllık beyannamede bildirilen gelirden indirilebilmektedir. Özel kanunda mevcut bu hükme istinaden geçici vergi mükellefi ticari ve mesleki kazanç sahipleri de, Gelir Vergisi Kanununun 89/1 maddesinin hakim muhtevasına paralel olarak, gelirin elde edildiği yılda ödenmiş olduğunun tevsik edilmesi kaydıyla, geçici vergiye esas kazançlarını tespit ederken Bağ-kur primlerini indirebileceklerdir. Dönem sonunda yıllık beyannamede beyan edilen kazanç olmaması veya yetersiz olması halinde, geçici vergi dönemlerinde indirilen ödenmiş Bağ-kur giriş keseneği ve primleri tutarının, yıllık beyannameye göre yararlanılması mümkün olan kısmı; gelir vergisi mükelleflerince beyan edilen gelirden indirilebilecektir. Kalan kısım ise ticari ve mesleki kazanç sahiplerince indirim konusu yapılamayacaktır.
Maliye Bakanlığı verdiği 23.05.2003 tarih ve 40/4052-31/21527 sayılı muktezasıyla Bağ-kur primlerinin ticari veya mesleki kazanç sahiplerince geçici vergiye ilişkin kazancın tespitinde indirim konusu yapılabileceğini bildirmiştir.
 
VI. KOMANDİTER ORTAKLAR İLE LİMİTED ŞİRKET ORTAKLARININ BAĞ-
     KUR GİRİŞ KESENEĞİ VE SİGORTA PRİMLERİNİN İNDİRİMİ
            08 Mart 1973 tarihli 110 Seri No'lu Gelir Vergisi Genel Tebliği’nde yapılan açıklamalardan ‘adî komandit şirketlerin komanditer ortakları ile limited şirket ortaklarının Bağ-Kur giriş keseneği ve primlerini bu kazançları ile ilgili olarak verecekleri yıllık beyannamelerinde gösterdikleri gelirden indirmeleri’ konusu mükellefler nezdinde tereddüt oluşturmaktadır. Söz konusu tebliğin “Adî komandit şirketlerin komanditer ortakları ile limited şirket ortakları hakkında da yukarıdaki esaslar dairesinde işlem yapılması” şeklindeki açıklamasından maksat, adî komandit şirketlerinin komanditer ortakları ile limited şirket ortaklarının bu ortaklıkları nedeniyle elde ettikleri gelir vergisi beyanına tabi kar parlarının beyanı aşamasında Bağ-Kur primlerinin indirilmesi ise, bu açıklama mevcut mevzuatla çelişmekte ve bu mükelleflere yasa tarafından tanınan ödedikleri Bağ-Kur giriş keseneği ile primlerini vergi uygulamasında gider olarak gösterilebilmek hakkı dolaylı olarak engellenmektedir.
Ayrıca bilindiği üzere, limited şirket ortaklarının ve adi komandit şirketlerin komanditer ortaklarının sağladıkları kar payları Gelir Vergisi Kanunu’nun 75/2 inci maddesine göre menkul sermaye iradıdır. Gelir Vergisi Kanunu’nun 78 inci maddesinde safi iradın bulunması için menkul sermaye iradından indirilebilecek giderler içinde bu mükelleflerce ödenen bağ-kur primleri bulunmamaktadır. Dolayısıyla yıllık gelir vergisi beyannamesiyle beyan edilen menkul sermaye iradı gelirinden bağ-kur primlerinin indirimi söz konusu olamamaktadır. Nitekim Maliye Bakanlığı’nca hazırlanan yıllık gelir vergisi beyannameleri de bu istikamette düzenlenerek dizayn edilmekte, menkul sermaye iradı beyan eden mükelleflerin ödedikleri Bağ-kur primlerini indirim konusu yapacakları bölüm bulunmamaktadır.
Kişisel görüşümüze göre; limited şirket ortakları ve adi komandit şirketlerin komanditer ortaklarınca ödenen Bağ-kur primleri, Gelir Vergisi Kanununun 89/1 maddesi ve 1479 sayılı Bağ-Kur Kanunu’nun 49/3 üncü maddesine istinaden, gelirin elde edildiği yılda ödenmiş olduğunun tevsik edilmesi kaydıyla ortağı oldukları kurumlar tarafından kurum kazancının tespitinde gider olarak dikkate alınabilmelidir. Çünkü, 1479 sayılı Bağ-Kur Kanunu’na göre; giriş keseneği ve sigorta primlerinin tümü, yılı içinde ödenmek kaydıyla vergi uygulamasında gider olarak gösterilebilir. Bu konuda kanunla yapılmış bir düzenlemeye karşı çeşitli yöntemlerle indirim hakkının ortadan kaldırılması, bize göre maksadını aşan bir uygulamadır.
Yasal hak olduğu halde vergi uygulamasında gider olarak gösterilemeyen, dönem içinde ödenmiş Bağ-Kur giriş keseneği ve sigorta primleri nedeniyle, adî komandit şirketlerin komanditer ortakları ile limited şirket ortaklarının anılan kazançlarından fazladan vergi alınmasının, Anayasamızın 73 üncü maddesine uygun düşmediği, mükellefler arasında vergi adaleti duygusunu zedelediği ve ayrıca ekonomi politikasının belirleyici ve uygulayıcılarının vergilemede dikkat etmeleri gereken önemli hususların başında da vergilemede adalet ilkesinin sağlanmasının geldiği unutulmamalıdır.
 
VII. SONUÇ
Geçici vergi mükellefi ticari ve mesleki kazanç sahipleri, 1479 sayılı Bağ-Kur Kanunu’nun 49/3 üncü maddesi ile Gelir Vergisi Kanununun 89/1 maddesi hükümlerine paralel olarak, gelirin elde edildiği yılda ödenmiş olduğunun tevsik edilmesi kaydıyla, geçici vergiye esas kazançlarını tespit ederken Bağ-kur primlerini indirebileceklerdir.
Bağ-Kur Kanununun 49/3 maddesi uyarınca ödenen giriş keseneği ve primlerin, teşebbüs sahipleri tarafından hesaplara gider olarak yazılması gerekmektedir. Ancak Maliye Bakanlığı, “Bağ-Kur giriş keseneği ve primlerinin doğrudan doğruya kayıtlara gider olarak intikal ettirilmesi halinde, özellikle ortaklıklarda, her bir ortağın ortaklıktaki kâr payının her zaman eşit olmayacağı; ödenecek giriş keseneği ve primlerin seçilen aylık gelir basamağına göre değişebileceği ve bu nedenlerle de safi ticari kazancın tespitinde bazı güçlükler ve sakıncalar doğabileceği” gerekçesiyle ticari ve mesleki kazançları ile ilgili olarak verecekleri yıllık beyannamelerinde gösterdikleri gelirden indirmelerini uygun bulmuştur.

Aynı uygulama kapsamında, “adî komandit şirketlerin komanditer ortakları ile limited şirket ortaklarının Bağ-Kur giriş keseneği ve primlerini bu kazançları ile ilgili olarak verecekleri yıllık beyannamelerinde gösterdikleri gelirden indirmeleri’ şeklindeki açıklamada yasal çelişkiler bulunduğu çeşitli mesleki platformlarda tartışılmaktadır. Bu nedenle elde edildiği yılda ödenmiş Bağ-Kur giriş keseneği ve primlerinin doğrudan doğruya kayıtlara gider olarak intikal ettirilmesinin ‘adî komandit şirketlerin komanditer ortakları ile limited şirket ortakları’ açısından yeniden değerlendirilmesinde fayda bulunmaktadır[/CODE]



Serkan GÜNAYDIN
Serbest Muhasebeci Mali Müşavir

 

 

 

 

 

 

  Tarih 09.11.2009 22:38:34 Mesaj At | Alıntı Yap | Bilgileri | Web Adresi | Konuları

  
 
Özcan Bayram
Normal Üye!
Rep 0 [+]
Cinsiyet Erkek
Kıdem Yok
Konular 3
Mesajlar 2
Puan -1

 

İki görüşten hangisi doğru?

Buna göre, Bağ-Kur primlerinizin ilgili dönemlere ilişkin olup, ödenmiş olması şartıyla geçici vergiye ilişkin kazancın tespitinde indirim konusu yapılacağı tabiidir.

Buna göre, Bağ-Kur primlerinin,gelirin elde edildiği yılda ödenmiş olduğunun teşvik edilmesi şartıyla yıllık beyanname ile beyan edeceğiniz gelirden indirilmesi mümkün olup, geçici vergi beyannamesinde gösterilen gelirden indirilmesine imkan bulunmamaktadır.

 



Serbest Muhasebeci Mali Müşavir

 

 

 

 

 

 

  Tarih 08.12.2009 17:23:59 Mesaj At | Alıntı Yap | Bilgileri | Web Adresi | Konuları

  
 
#admin
HellaÇ
Rep 12565 [+]
Cinsiyet Erkek
Kıdem # # # # #
Konular 329
Mesajlar 11
Puan -318

Bence, ödenen Bağ-Kur primlerinin Gelir Geçici Vergi Beyannamesinde mahsubu doğru değildir. Yıl içerisinde ödenen primlerin indirim konusu Yıllık Gelir Vergisi Beyannamesinde mümkündür. Zira Gelir Geçici Vergi Beyannamesinde Bağ-Kur Primlerinin gider yazılacağı bir bölüm de bulunmamaktadır.

Ferdi Asım HELLAÇ
SMMM - Site Yöneticisi



Ferdi Asım HELLAÇ
Serbest Muhasebeci Mali Müşavir - Site Yöneticisi

 

 

 

 

 

 

  Tarih 11.12.2009 16:06:59 Mesaj At | Alıntı Yap | Bilgileri | Web Adresi | Konuları

  
 
Özcan Bayram
Normal Üye!
Rep 0 [+]
Cinsiyet Erkek
Kıdem Yok
Konular 3
Mesajlar 2
Puan -1
Geçici vergi mükellefi ticari ve mesleki kazanç sahipleri, 1479 sayılı Bağ-Kur Kanunu’nun 49/3 üncü maddesi ile Gelir Vergisi Kanununun 89/1 maddesi hükümlerine paralel olarak, gelirin elde edildiği yılda ödenmiş olduğunun tevsik edilmesi kaydıyla, geçici vergiye esas kazançlarını tespit ederken Bağ-kur primlerini indirebileceklerdir.
Bağ-Kur Kanununun 49/3 maddesi uyarınca ödenen giriş keseneği ve primlerin, teşebbüs sahipleri tarafından hesaplara gider olarak yazılması gerekmektedir. Ancak Maliye Bakanlığı, “Bağ-Kur giriş keseneği ve primlerinin doğrudan doğruya kayıtlara gider olarak intikal ettirilmesi halinde, özellikle ortaklıklarda, her bir ortağın ortaklıktaki kâr payının her zaman eşit olmayacağı; ödenecek giriş keseneği ve primlerin seçilen aylık gelir basamağına göre değişebileceği ve bu nedenlerle de safi ticari kazancın tespitinde bazı güçlükler ve sakıncalar doğabileceği” gerekçesiyle ticari ve mesleki kazançları ile ilgili olarak verecekleri yıllık beyannamelerinde gösterdikleri gelirden indirmelerini uygun bulmuştur.
Aynı uygulama kapsamında, “adî komandit şirketlerin komanditer ortakları ile limited şirket ortaklarının Bağ-Kur giriş keseneği ve primlerini bu kazançları ile ilgili olarak verecekleri yıllık beyannamelerinde gösterdikleri gelirden indirmeleri’ şeklindeki açıklamada yasal çelişkiler bulunduğu çeşitli mesleki platformlarda tartışılmaktadır. Bu nedenle elde edildiği yılda ödenmiş Bağ-Kur giriş keseneği ve primlerinin doğrudan doğruya kayıtlara gider olarak intikal ettirilmesinin ‘adî komandit şirketlerin komanditer ortakları ile limited şirket ortakları’ açısından yeniden değerlendirilmesinde fayda bulunmaktadır.


Serbest Muhasebeci Mali Müşavir

 

 

 

 

 

 

  Tarih 23.12.2009 11:06:53 Mesaj At | Alıntı Yap | Bilgileri | Web Adresi | Konuları

[1]

Hızlı Cevap
Mesaj Yazabilmek İçin Lütfen Üye Olunuz.
Veya Giriş Yapınız.

Şu Andaki Aktif Kullanıcılar (0)

Son 24 Saatte Aktif Olan Kullanıcılar (0)

Üye Rütbeleri
#Site Sahibi | @Site Yöneticisi | Forum Sorumlusu | Haber Editörü | Dosya Yöneticisi | Resim Editörü
Video Editörü | Döküman Editörü | Moderatör | Normal Üye | Banlı Üye

İstatistikler
Üyelerimiz 349 konuda toplam 32 mesaj yollamışlar.
Şu anda 615 tane üyemiz var.
En Son Üyemiz: UzmYrd. Aramıza Hoşgeldin.

Açık Forumlar Kilitli Forumlar


Bu site, en son 15.08.2014 tarihinde güncellenmiştir.
Hellac.Com Güvenlik ve Gizlilik Bildirimi
Copyright © 2007-2014 - Tüm Hakları S.M. Mali Müşavir Ferdi Asım HELLAÇ'a aittir.
Kaynak gösterilmeden içerik kopyalanması yasaktır.


Powered by Pordus.Com © 2008 - 2014 Pordus Team
27.08.2014 17:52:17