Telefon
WhatsApp
Linkedin
Instagram

Zonguldak Ereğli Mali Müşavir Ferdi Asım Hellaç

  • 04 Haziran 2026, 20:54
rajibraj
68 Okuma

7582 Sayılı Kanun Kapsamında Yeni Varlık Barışı: Kapsamı, Şartları ve Vergi Avantajları

4 Haziran 2026 tarihli ve 33270 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan 7582 numaralı "Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun" ile vergi mevzuatımıza yeni bir "Varlık Barışı" düzenlemesi eklenmiştir. Kurumlar Vergisi Kanununa eklenen Geçici 19 uncu madde ile hayata geçirilen bu düzenleme, gerçek ve tüzel kişilerin yurt dışında veya yurt içinde bulunan kayıt dışı varlıklarını ekonomiye kazandırmalarını ve bu sayede vergi incelemesine konu edilmeksizin elde etmelerini sağlamaktadır.

Aşağıda, uygulamanın kimleri kapsadığı, hangi varlıkların bildirilebileceği, vergi oranları ve muhasebe kayıt düzenine ilişkin tüm teknik ayrıntılar sadeleştirilerek ele alınmıştır.

1. Uygulamanın Kapsamı ve Bildirim Süresi

Yeni varlık barışı düzenlemesinden, gelir veya kurumlar vergisi mükellefi olan veya olmayan tüm gerçek ve tüzel kişiler yararlanabilecektir.

Kapsama giren varlıklar şunlardır:

  1. Para

  2. Altın

  3. Döviz

  4. Menkul kıymetler

  5. Diğer sermaye piyasası araçları

Bu varlıkların, uygulamanın son günü olan 31 Temmuz 2027 tarihine kadar banka veya aracı kurumlara bildirilmesi gerekmektedir. Bildirim süresi sona erdikten sonra, yapılan bildirimler üzerinde herhangi bir düzeltme işlemi yapılamayacaktır.

2. Varlıkların Yurda Getirilmesi ve Kayda Alınması Şartları

Düzenleme, varlıkların bulunduğu yere (yurt içi veya yurt dışı) göre iki farklı durum öngörmektedir:

  • Yurt Dışında Bulunan Varlıklar: Yurt dışında bulunan kapsama dahil varlıkların bildirilmesinin ardından, bildirimin yapıldığı tarihten itibaren en geç iki ay içinde Türkiye’deki banka veya aracı kurumlarda açılacak hesaplara transfer edilmesi şarttır. Fiziki olarak (örneğin nakit veya külçe altın) getirilecek varlıkların ise Gümrük İdaresine yapılacak beyana ilişkin belgelerle tevsik edilmesi gerekmektedir.

  • Yurt İçinde Bulunan Varlıklar: Mükelleflerin Türkiye'de sahip oldukları ancak kanuni defter kayıtlarında (bilançolarında) yer almayan kayıt dışı varlıkları da aynı tarihe kadar bildirilebilecektir. Yurt içi varlıklar için iki aylık süre bulunmamakta olup, bu varlıkların bildirim tarihi itibarıyla banka veya aracı kurumlara yatırılmak suretiyle tevsik edilmesi zorunludur.

3. Uygulanacak Vergi Oranları ve Taahhüt İndirimleri

Yeni düzenlemede, bildirilen varlıkların değeri üzerinden peşin olarak %5 oranında vergi tahsil edilmesi öngörülmüştür. Ancak, varlıkların finansal sistemde kalma süresine bağlı olarak önemli sayılabilecek vergi indirimleri, hatta sıfır vergi imkânı sunulmaktadır.

Eğer bildirilen varlıklar; vadeli hesaplarda, devlet iç borçlanma senetlerinde, kira sertifikalarında veya girişim sermayesi yatırım fonlarında tutulacağı taahhüt edilirse vergi oranları şu şekilde uygulanacaktır:

  1. En az 5 yıl bulundurma taahhüdü: %0

  2. En az 4 yıl bulundurma taahhüdü: %1

  3. En az 3 yıl bulundurma taahhüdü: %2

  4. En az 2 yıl bulundurma taahhüdü: %3

  5. En az 1 yıl bulundurma taahhüdü: %4

Dikkat Edilmesi Gereken Ek Kesintiler (Süre Cezası): Uygulamada erken bildirim teşvik edilmektedir. Bildirimlerin 1 Ocak 2027 ile 31 Temmuz 2027 tarihleri arasında yapılması halinde, yukarıdaki oranlara yarım puan (0,5) ilave edilecektir. Eğer 31 Temmuz 2027 olan son başvuru tarihi Cumhurbaşkanı yetkisiyle uzatılırsa, uzatılan bu dönemde yapılacak bildirimlerde vergi oranları toplam 1 tam puan artırımlı olarak uygulanacaktır.

4. Muhasebeleştirme ve "İki Yıl" Kuralı

Bildirilen varlıklar, işletmelerin dönem kazancının tespitinde dikkate alınmayacak ve vergiye tabi kazanca dahil edilmeyecektir. Bu varlıkların muhasebe kayıtlarına alınmasında uyulması gereken kesin kurallar mevcuttur:

  • Bilanço Esasına Göre Defter Tutanlar: Bildirilen kıymetler için pasifte özel bir fon hesabı açılacaktır. Bu fon hesabı, bildirim tarihinden itibaren iki yıl geçmedikçe işletmeden çekilemez ve sermayeye ilave dışında başka bir amaçla kullanılamaz. İşletmenin tasfiye edilmesi durumunda ise bu fonlar vergilendirilmeyecektir.

  • İşletme Hesabı ve Serbest Meslek Kazanç Defteri Tutanlar: Söz konusu kıymetler defterlerde ayrıca gösterilecektir. Yine aynı şekilde, bildirim tarihinden itibaren iki yıl geçmeden işletmeden çekilmeleri yasaktır. İki yıllık süre dolduktan sonra, vergiye tabi kazancın veya dağıtılabilir kazancın tespitinde dikkate alınmaksızın işletmeden çekilebileceklerdir.

Bu madde kapsamında ödenen vergiler hiçbir suretle gider yazılamaz ve başka bir vergiden mahsup edilemez. Elden çıkarmadan doğan zararlar da gider veya indirim konusu yapılamaz.

5. Vergi İncelemesi ve Tarhiyat Güvencesi

Düzenlemenin mükellefler açısından en cazip tarafı inceleme güvencesidir. Bildirilen varlıklara isabet eden tutarlara ilişkin hiçbir suretle vergi incelemesi ve vergi tarhiyatı yapılmayacaktır.

Eğer mükellef hakkında başka nedenlerle (örneğin sahte belge kullanımı veya farklı bir inceleme konusu) vergi incelemesi başlar ve bir matrah farkı bulunursa; bulunan bu matrah farkının, bildirilen varlıklar nedeniyle ortaya çıktığının tespiti halinde, bildirilen tutar bulunan matrah farkından düşülecektir. Sadece aradaki fark üzerinden (eğer matrah farkı daha büyükse) vergi tarhiyatı yapılacaktır.

6. Güvencenin Kaybedildiği Haller

Sağlanan vergi incelemesi ve tarhiyat güvencesinden yararlanabilmek için kanundaki şekil şartlarına harfiyen uyulması gerekmektedir. Aşağıdaki hallerde mükellefler sağlanan bu güvenceleri kaybederler:

  1. Yurt dışı varlıkların 2 ay içinde Türkiye'ye getirilmemesi veya açılacak banka/aracı kurum hesaplarına transfer edilmemesi,

  2. Yurt içi varlıkların bildirim tarihi itibarıyla banka/aracı kurumlara yatırılmaması,

  3. Tahakkuk eden vergilerin süresinde ödenmemesi,

  4. Vergi indiriminden yararlanmak için verilen "elde tutma süresi" taahhütlerine uyulmaması.

Zamanında tahakkuk ettirilmeyen vergiler, vergi ziyaı cezası uygulanmaksızın gecikme faiziyle birlikte tahsil edilecek ve tahsil edilmiş vergiler ret ve iade edilmeyecektir. Tahakkuk eden verginin vadesinde ödenmemesi, vergi aslının gecikme zammı ile birlikte 6183 sayılı Kanun uyarınca tahsil edilecektir.

Özetle; 7582 sayılı Kanun ile getirilen bu yeni imkân, hem kayıt dışı kalmış yurt içi değerlerin yasal zemine oturtulması hem de yurt dışı varlıkların güvenle ülkeye getirilmesi için önemli bir fırsattır. Özellikle sıfır vergiye kadar inen oranlar ve sağlanan inceleme zırhı dikkate alındığında, şartları sağlayan mükelleflerin bu düzenlemeyi finansal planlamalarına ivedilikle dâhil etmelerini önermekteyiz.

Ek: 
7582 Sayılı Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun


Ferdi Asım Hellaç

Mali Müşavir 

YASAL UYARI : İnternet sitemizde yer alan yazıların tüm hakları saklıdır. Ancak yazar ve site kaynağının aktif linkine yer verilerek alıntı yapılabilir. YAZILAR AYNEN YAYIMLANAMAZ. Aksi yönde eylemler hakkında Fikir ve Sanat Eserleri Kanunundaki tazminat ve ceza hükümlerinin uygulanması için hukuki süreçler başlatılacaktır.

Paylaş